Hakkımızda

Staratel Solucanları

Staratel Solucanları

Profesyonel çiftçiler ve bahçecilik uzmanlarının kullandığı bu doğa harikasını biz üretiyoruz.

STARATEL Prof. A.M.İGONİN tarafından Rus ve Kırgız popülasyonlarının çiftleştirilmesi sonucunda elde edilmiştir.

Solucanlar 3 ekolojik gruba ayırılırlar.

  • Toprak yüzeyinde veya kompost içinde yaşayanlar.
  • Toprağın humus tabakasında yaşayanlar.
  • Toprak altında yaşayan türler.

Staratel birinci gruba aittir. Solucanlar kapalı alanlarda yıl boyu üremelerini sürdürürler. Staratel’i diğerlerinden ayıran  en büyük özellik +8 ila +29 ºC sıcaklıkları arasında etkinlik göstermeleri, Staratel kozalarını +8 ila+10 ºC sıcaklıkları arasında bırakmaları ve organik atıkları en kısa sürede ve yüksek kalitede organik gübreye dönüştürmeleridir. Büyükbaş, küçükbaş hayvan gübresi, bitki artıkları ve tüm diğer organik artıkları Biogumus’a çevirirler. Biogumus yüksek verimli organik bir gübredir. Biogumus zirai özellikleri artırarak yüksek kalitenin yanı sıra mümkün olan en yüksek verimi sağlar.

3 4

‘STARATEL’İ DİĞERLERİNDEN AYIRAN ÖZELLİKLER

Staratel +8 ila +29 º C sıcaklıkları arasında etkinlik göstermektedir.

Staratel kozalarını +8 ila+10 ºC sıcaklıkları arasında bırakmaktadır.

Staratel mevcut ortamında hayatını sürdürmektedir, yani bulunduğu gübre ortamından başka bir yere ayrılmamaktadır.

Bir staratel bir yılda 1500 staratele dönüşmektedir, yani yılda 1500 defa üremektedir ve aynı şekilde bir staratel yılda 100 kilo Biogumus (Katı Solucan Gübresi) üretmektedir. Bir ton gübreden starateller yaklaşık 600 kg Biogumus (Katı Solucan Gübresi) ve 10-15 kg solucan elde etmektedir.

Starateli diğer solucanlardan ayıran özelliklerden bir tanesini daha söylemek gerekirse Staratel’in Biogumus’a (Katı Solucan Gübresi) çevireceği organik atık değiştirilse bile ( örneğin gübreden ev atıklarına geçiş) bu değişikliğe staratel çok hızlı adapte olmaktadır. Belirli bir alanda sayıları ne kadar çok olursa olsun Starateller hayatlarını sürdürmektedir. Uzun deneyler ve parazitolojik analizler sonucu Prof.İgonin kanıtlamıştır ki staratel içinde hangi parazit olursa olsun, bu parazitlerle savaşmakta ve bu parazitleri yok etmektedir. Bu bağlamda, tavuklara, ördeklere, civcivlere, kazlara, havuz balıklarına yem olarak verilmesi durumunda bu canlılar için muazzam bir protein deposu ve antiparazit, tedavi edici ve geliştirici görevi görmektedir.

Staratel solucanın fiziksel görünüşleri farklılık göstermektedir , gergin yapıları ayrılmış sigmendlerden oluşmaktadır. Baş kısımları daha kaslı ve şişkin, geriye doğru gittikçe daha açık renk almaktadır. Bütün vücutları kıllarla kaplanmış olup bu kıllar sensör görevi görmenin yanı sıra onlara hareket kabiliyeti kazandırmaktadır. Kıllar o kadar küçüktür ki çoğu zaman gözle görülmemektedir. Fakat bir solucanın kuyruk kısmıdan baş kısmına doğru parmağımızı kaydırmamız durumunda bu kıllar hissedilmektedir. Bu solucanların tüm vücutları epitelyum tabakasıyla kaplıdır. Bu epitelyum tabakası demir ve kambiyal hücrelerinden oluşmaktadır ve bu onlara parlaklık ve kayganlık özelliği vermektedir. Bu kayganlık özelliği sayesinde solucanlar geniş bir hareket alanı içerisinde yaşamaktadır. Üreme hücreleri kozalaşma evresini solucanların ön kısmında 24. ve 32. segmendleri arasında oluşturmaktadır. Solucanlar hermafrodittirler (çiftcinsiyetli), buna rağmen çoğalmalarını ançak çiftleşerek yapabilirler. Solucanlar yumurta kozası salarak çoğalırlar. Uygun yaşam koşullarında 5 ila 7 günde bir yumurta kozası salmaktadırlar. Solucanlar vücutlarının orta kısmını birleştirerek çiftleşmektedirler. Vücutlarının orta kısmını birleştirdikleri zaman baş kısımları birbirine bakar, daha sonra salgıladıkları sıvı sayesinde birleşme gerçekleşir ve erkek görevini üstlenen solucan spermlerini geçici dişiye salarak çiftleşme gerçekleşir. Daha sonra solucanlar ayrılırlar.

Solucan kozaları fiziksel görünüş olarak limonu andırmaktadırlar. Renkleri açık sarıdan gelişimin sonuna doğru kahverengini almaktadır. 1-2 mm arasındadırlar, her kozadan 2-20 solucan yumurtası çıkmaktadır. Solucanlar ilk doğduğunda 1 mm civarındadırlar. 7 gün içinde 4-7 mm’e ulaşırlar. Kan dolaşım sistemleri kapalı dolaşım kan sistemidir. Kırmızı kanlıdırlar, kanlarının kırmızı rengini hemoglobin yerine hemocruorinden almaktadırlar. Solunum organları yoktur, tüm vücutlarından solunum yaparlar. Solucanlar dışkılarından granül bırakırlar, bu granüllere caprolit denir. Bu caprolitler humik(gübresel) maddeler içerir, içeriğinde yoğun su bulunduran bu granüller aynı zamanda su geçirmez özelliği taşırlar. Bu granüller en önemli özellik olarak toprağın yapısını olumlu yönde değiştirirler ve toprağın nefes almasını sağlarlar. Caprolitler toprağın florasına geniş bir mikrobiyolojik etkinlik kazandırırlar ve bu açıdan toprağın merkezi haline gelirler. Solucanların sindirim sisteminden geçen enzimler toprağa çeşitli faydalı mikrop olarak atılırlar ve bu mikroplar topraktaki ölü bitki ve hayvan dokularını ayrıştırarak karbondioksit su ve oksijen gibi maddelerle toprağın yapısını zengin bir hale getirirler. Solucanlar ortalama 4-16 yıl arasında yaşarlar, hastalanmazlar. Salgın hastalıklardan ne etkilenir ne de bunları taşırlar. Ölümleri genelde yanlış üretme teknolojilerinden olmaktadır(staratel türü için)

Solucanların yetiştirme şartları dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan biridir. Bulundukları yaşama koşulları, populasyonlarının yoğunluğu ve üreme yoğunluğunu belirler. Biyokütleleri bu şekilde farklılık gösterir. Bu şartlar aynı zamanda ürettikleri gübrenin doğasını belirler.

Green-PIK teknolojisiyle üretilen BİOGUMUS (Katı Solucan Gübresi) ve HUMİSTAR (Sıvı Solucan Gübresi) tamamen büyükbaş hayvan gübrelerinden üretilir.

Bu solucanların sıradan toprak solucanlarından bir diğer farkı ise gevrek toprakta ve yeterli olarak havalandırılmış toprağa daha iyi adapte olmalarıdır.

3 4